Konya denildiğinde akla gelen ilk tarihi ve kültürel değerlerden biri olan Mevlana Müzesi, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan önemli bir turizm merkezidir. Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin türbesinin bulunduğu müze, yalnızca Konya’nın değil Türkiye’nin de en çok ziyaret edilen tarihi yapıları arasında yer almaktadır.

Konya’nın manevi atmosferini yansıtan en önemli tarihi noktalardan biri olan Şems-i Tebrizi Türbesi, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin en yakın dostu ve düşünce dünyasını derinden etkileyen Şems-i Tebrizi’nin anısını yaşatan özel bir ziyaret alanıdır. Tarihi ve manevi değeri nedeniyle her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen türbe, Konya’nın en önemli kültürel durakları arasında yer almaktadır.

Konya’nın en dikkat çekici sosyal ve doğal yaşam alanlarından biri olan Konya Tropikal Kelebek Bahçesi, halk arasında “Kelebekler Vadisi” olarak da bilinmektedir. Rengârenk kelebekleri, tropikal atmosferi ve doğal yaşam alanlarıyla ziyaretçilerine farklı bir deneyim sunan bu özel alan, Konya’da mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir.

Konya’nın en özel tarihi ve kültürel bölgelerinden biri olan Sille, taş evleri, dar sokakları ve geçmişten günümüze uzanan tarihi dokusuyla ziyaretçilerine adeta açık hava müzesi atmosferi sunmaktadır. Yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin birlikte yaşadığı önemli yerleşim alanlarından biri olan Sille, bugün Konya’nın en çok ziyaret edilen turistik bölgeleri arasında yer almaktadır.

Konya’nın tarihi ve kültürel mirası arasında önemli bir yere sahip olan Aya Eleni Kilisesi, geçmişten günümüze ulaşan etkileyici mimarisi ve tarihi atmosferiyle ziyaretçilerini büyülemektedir. Özellikle kültür turizmiyle ilgilenen ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği yapı, Konya’nın tarihi Sille Mahallesi’nde yer almaktadır.

Her yaş grubuna hitap etme hedefiyle 2014'te kurulan park, her yıl yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Park, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamındaki kısıtlamalar ve "kontrollü sosyal hayat" uygulamaları nedeniyle geçen yıl ziyaretçi sayısı düşse de geniş ve açık alanı ile dışarıda vakit geçirmek isteyenlere uygun ortam sunuyor.

Konya’nın tarihi simgeleri arasında yer alan Alaaddin Tepesi ve Alaaddin Camii, Selçuklu döneminden günümüze ulaşan en önemli kültürel miraslardan biridir. Şehir merkezinde bulunan bu tarihi alan, hem yerli hem yabancı turistlerin Konya gezilerinde ilk duraklarından biri olmaktadır.

Konya’nın en önemli tarihi yapılarından biri olan Karatay Medresesi Çini Eserler Müzesi, Selçuklu döneminden günümüze ulaşan etkileyici mimarisi ve eşsiz çini koleksiyonlarıyla ziyaretçilerini geçmişe götürmektedir. Tarih, sanat ve kültür meraklılarının mutlaka görmesi gereken yerlerden biri olan müze, Konya’nın merkezinde yer alması sayesinde kolay ulaşılabilir konumdadır.

Taş ve Ahşap Eserler Müzesi olarak da bilinen İnce Minare Medresesi, Selçuklu İlçesinde bulunmaktadır. Kapalı avluya sahip tek katlı bir medresedir. Adını kuzey-doğu köşesindeki minaresinden alır.

Konya’nın en dikkat çekici tematik yaşam alanlarından biri olan Kyoto Japon Parkı, doğayla iç içe sakin atmosferi ve Japon kültüründen izler taşıyan mimarisiyle hem şehir halkının hem de turistlerin uğrak noktaları arasında yer alır. Özellikle hafta sonu gezileri, fotoğraf çekimleri ve ailece keyifli vakit geçirmek isteyenler için tercih edilen park, Konya’da görülmesi gereken yerlerden biridir.

Bu müzede Neolitik, Erken Tunç, Hitit, Frig, Yunan, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserler sergilenmektedir. Çatalhöyük, Canhasan, Erbaba, Sızma, Karahöyük ve Alaaddin Tepesi'nde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan eserler ile Roma dönemi lahitleri müzede sergilenmektedir. Müze Konya'da mutlaka ziyaret edilen bir yerdir.

Çatalhöyük, Neolitik çağın ilk yerleşim yerlerinden biri olarak, ilk iç mimari ve peyzaj resminin eşsiz örneklerinin yanı sıra ana-tanrıça kültünün kutsal objeleriyle insan yerleşiminin şafağına ışık tutar.

Bu Antik Kent, Konya'nın 45 kilometre güneybatısında, Hatunsaray (Lystra) kasabasında, Gökurt Köyü Meram'da yer almaktadır. Helenistik ve Roma dönemlerinde yoğun yerleşime sahne olan ve Erken Hıristiyanlık Döneminde hızla büyüyen Kilistra, zamanla Kapadokya'ya benzer bir mimari doku kazanmıştır.

Hititler, yaklaşık bin yıl boyunca devlet yapılarını, sosyal, ekonomik ve dini yaşamlarını yansıtan çeşitli maddi kültürel varlıklar bırakmışlardır. Bunlardan biri de Beyşehir İlçesi'ne 22 km uzaklıkta bulunan Eflatunpınar Hitit Su Anıtı'dır.

Konya’nın en önemli doğal güzelliklerinden biri olan Beyşehir Gölü Milli Parkı, eşsiz göl manzarası, temiz havası ve doğal yaşam alanlarıyla ziyaretçilerine huzurlu bir atmosfer sunmaktadır. Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü çevresinde konumlanan milli park, doğa tutkunları, kamp severler, fotoğrafçılar ve sakin bir gezi rotası arayanlar için oldukça popüler bir destinasyondur.

Konya'nın 94 km güneydoğusunda yer alan Karapınar'ı çevreleyen çok sayıda krater gölü, en ünlüsü ortasında bir ada bulunan güzel Meke Krater Gölü'dür. Yukarıdan bakıldığında, mavi su ile çevrili siyah bir nokta olarak görülür. Bu görüntü nedeniyle, göl "Dünyanın Nazar Boncuğu" olarak kabul edilir.

Konya’nın son yıllarda en çok ilgi gören doğal gezi alanlarından biri olan Karatay Lavanta Bahçeleri, özellikle yaz aylarında mor renkli eşsiz görüntüsü ve hoş kokusuyla ziyaretçilerini büyülüyor. Doğa ile iç içe vakit geçirmek, fotoğraf çekmek ve huzurlu bir atmosfer deneyimlemek isteyenler için Karatay Lavanta Bahçesi, Konya’da mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir.
